1 Haziran 2011 Çarşamba

“GERÇEKTEN “ AYDIN BİR GÜNE GÜNAYDIN…

Bugün değişik bir gün…Oysa her zamanki  gibi sıradan bir güne uyandığımı sanıyordum.Hani “hep aynı” diye sıradanlıktan sıkılır ya insan bende fazlasıyla sıkılmış hatta bunalmıştım sıradanlıktan..Dünyada anlayamadığım kaçınılmaz olarak da  anlaşamadığım insanların çoğunlukta olduğunu üzüntüyle kabul edeli çok oldu hayatın acı bir gerçeği olarak…
O kabulleniş sıradan hayatımı daha da sıradanlaştırdı ve o sıradanlığın içinde boğulmamak maalesef  benim hayat mücadelem haline geldi..Hayatın içinde merak uyandırıcı konular insanlar arar oldu gözlerim..Felsefe de  psikoloji de merak duygusunu yakaladım ve hiç bırakmadım..Ama hala  merak uyandıracak insan bulamamıştım..
Bugün gözlerimin aradığı tanımaya değeceğini düşündüğüm merak ettiğim insanlardan birini; bir oyun yazarını tanıdım…Sohbet ettik..Daha çok ben konuştum itiraf   ediyorum…Hayatımda ilk kez bir oyun yazarıyla tanışıyordum gergindim de nedense..Sonradan anladım sebebini..Sıradanlığı bozan insanla tanışma inancım o kadar zayıflamıştı ki karşımda oturan insanın gerçek olup olmadığını anlamakla  uğraşıyordu beynim gizli gizli..Bu çatışma germişti beni fazlasıyla…Karşımdaki insan bu durumun farkında gibiydi  sanki..Yada farkında olmasını ama yüzüme vurmamasını umdum içten içe..Ben bile bilmiyorum…Zamanla azaldı gerginliğim sanki ama yok olmadı..Ah hayat ah! İnsanlar, hayat , tekdüzelik hep senin yüzünden bu hallerim..
Karşımdaki insanın tekdüzelikten arınmışlığı görmezden gelinecek gibi değildi hayatın bende yarattığı kendimin bile farkında olmadığım sinsi etkilere rağmen. Bu insana sormak istediklerim vardı sormadım , soramadım aklıma bile gelmedi sormak istediklerim..Farklı olduğunu anlamak tanıyormuşum gibi hissetmeme neden olmuştu..Empati dedikleri bu olsa gerek…Soramadıklarım için pişmanlıktan eser yok..Ben karşımdaki insanı tanımıştım tanımam gerektiği gibi..Sıradan sorular sormadan empatiyle..
Merak ettiğinizi biliyorum kim bu söyle artık dediğinizi duyar gibiyim…Biraz daha  merak edin emin olun merak etmeye de sabretmeye de değer..Hem daha söyleyeceklerim bitmedi ..Çok konuşurum söyleyeceklerin hiç bitmez bilirim  bu kez farklı..Sabır biraz  daha sabır..
Karşımdaki insan farklı  bir  karakterim olduğunu söylüyordu hatta kendisine benzediğimi “ sende benim gibisin” diyerek benim için çok iddialı olan sözlerle  ifade ediyordu..Oyunlarını hayranlıkla izlediğim bir oyun yazarının kendisine benzediğimi söylemesi nasıl bir his kelimelerle ifade edebilir miyim?  Bir  denemeliyim….

Yok olmuyor kelimeler yetersiz…en iyi ifade şekli ben bu insanı tanımaktan “GERÇEKTEN” memnun oldum..”GERÇEKTEN MEMNUN OLDUM…”Gündelik hayatta tanışıp memnun oldum deyip de bir daha görüşmediğimiz insanlardan farkını ifade etme çabasını “GERÇEKTEN” kelimesiyle yansıtmayı umuyorum..Yansıtabilip yansıtamadığımı okuyana okuyucuya bırakmaktan başka çarem yok..
Ama tek çaremizin farklı insanlara, o insanları tanımaya ve onlarla birlik olmaya toplum olarak  muhtaç olduğumuz..Keşke tanımayanlarda tanıma şansı bulsa ve uyansa bitmek bilmeyen kış uykusundan ve güneş doğsa aydınlansa ortalık.. …Nu insanın en karakteristik özelliğini sizlerle paylaşmış oldum..
Evet bu insan aydın ve aydınlık bir insan..Ülkesini toplumunu sanatıyla  aydınlatmak isteyen ışığını sanatıyla insanlara yansıtan insanlardan biri..Aydınlık gazetesinin yazarlarından biri bu insan..bu  İnsanın beni aydınlatan insanlardan birini daha tanıdığını öğrendiğimde şaşkınlığımı gizlemeye çalıştım..Aslında şaşırmam çok yersizdi..Etrafını aydınlatan insanların azınlık da olsa birbirini tanımasından daha  doğal ne olabilirdi ki?

Bugün gerçekten aydın bir gündü..”GERÇEKTEN” aydınlık günlere Günaydın demek için herkes yazım boyunca bahsettiğim insanları tanımalı..
Artık bu insanların kim olduğunu söyleme zamanı…Sabırla kim olduğunu öğrenmeyi beklediğiniz isimler Hülya Arslan ve Tuncer Cücenoğlu ..
Beni aydınlattılar azınlık olduğumuz  halde güçlü olduğumuzu daha  da güçleneceğimizi bana  gösterdiler..Bunu herkes görebilir bu insanlar kitaplarıyla oyunlarıyla onları görmemizi ve özellikle aydınlanmak için hazır olduğumuzu görmek istiyorlar..Bu insanların kitaplarını, yazılarını  okuyup, oyunlarını izleyip başlangıç yapabiliriz çok geç olmadan..Gerisi çorap söküğü  gibi gelecektir..Bu insanlar bize yardımcı olmak için hazır  bekliyorlar..Önemli olan biz insanların hazır olması ..Ve bence artık hazırız “GERÇEKTEN” aydınlık günlere günaydın demeye…

                                                   Güner Deniz  Ertoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder